Henüz kitaplaşmayan şiirlerimden oluşmaktadır.

27 Ağustos 2014 Çarşamba

Kumruların Öyküsü












Kumruların Öyküsü




Alanya’da bir öğle vakti:

Balkonda oturuyordum saatlerdir
Deniz hırçın, gökyüzü sakindi; her yan
mavilerle grilerin karışımından oluşmuştu.

Gözlerim kimi zaman ufukta
Kimi zaman sağımdaki tepelerde
Ve kumsalda gezinen insanlardaydı.

Neyi aradığımı bilmiyorum
Gözlerim, beynim, ruhum
Bir şeyler arıyor, soruyordu durmadan.

Yuvasındaki kumru da hiç durmuyordu
Gu gûk guk!.. Gu gûk guk!..
Yağ dôktük!.. Yağ dôktük!..

Kumruların hazinli hikâyesini anlatıyordu bana:

Biz üç kız kardeştik
Çocuktuk sonuçta
Oynarken üçümüz
Yağ şişesini devirdik raftan
Şişe kırıldı, yağ saçıldı her yana
Çocuktuk sonuçta
Üvey anne korkusuyla
Şişenin kırıklarını toplamaya
Saçılan yağları temizlemeye kalkıştık
Daha beter ettik her yanı.

Çıkageldi üvey annemiz
Dayaktan tam canımız çıkmıştı ki
Allah Babamız bizi kuş yapıp
Salıverdi gökyüzüne..

Adınız kumru olsun
Daima, yağ dôktük!.. yağ dôktük!..
Diye öteceksiniz ve böylece
Hikâyeniz taşınacak mahşere kadar, dedi.

Kumru gözlerini benden hiç ayırmıyordu
Ben de ondan. Hikâyenizi biliyorum dedim:

Küçüktüm, babaannem anlatmıştı bana,
Kumru sesi duyunca hep hüzünlenirim..
“Artık hüzünlenme
Biz özgürüz,” dedi, “özgürüz:
Gu gûk guk!.. Gu gûk guk!..”



Erkan Yukarıoğlu
Alanya, 25 Nisan 2010






Yalnızca kumru fotoğrafları internetten








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder